Hidrosefali

Hidrosefali, hidro=su ve sefali=baş kelimelerinin birleşiminden oluşan bir tanımlamadır. Beyinde aşırı su birikmesi veya toplanması olarak bilinmektedir. Burada belirtilen su “beyin-omurilik sıvısı”dır. Beynin bazı odacıklarında bulunan bu sıvı miktarının artması kafa içindeki basıncın yükselmesine ve beynin zarar görmesine neden olur.

Beyin omurilik sıvısı gün içerisinde ortalama 2-3 kez kendini tamamen yenilemektedir. Bu sıvı beynin ventrikül denilen boşluklarında üretilerek kanallar aracılığıyla beyincik ve beyin sapı arasında bulunan diğer ventriküle geçmekte daha sonra da omuriliğe ulaşmaktadır. Sıvı tüm sinir sistemini kaplayan dura denilen zar yapısını içerisinde dolaşımını tamamlayarak sinüs adı verilen venöz damarlara boşaltılmaktadır. Sürekli bir dolaşım içerisinde bulunan beyin omurilik sıvısının üç temel görevi vardır: Beyin ve omuriliğe gelen darbelerin zararlı etkisini azaltmak, beynin beslenmesine ve atıkların taşınmasına yardımcı olmak ve beyin ve omurilik arasında dolaşarak beyindeki basınç değişikliklerini düzenlemek. 

Hidrosefali her yaşta görülebilir, ancak sıklıkla çocuklarda ve yaşlılarda olur. Yeni doğan döneminde genellikle kalıtsal bazı patolojilere bağlı hidrosefali görülür. Ayrıca; beyin içi kanamaları, kafa travmaları, beyin tümörleri, erken doğuma bağlı kanamalar ve menenjitler de hidrosefalinin önemli nedenleridir. Yaşlılarda ise nedeni tam açıklanamamakla birlikte venöz sistemde oluşan emilim problemlerine bağlı normal basınçlı hidrosefali diye tanımlanan bir tablo görülebilir.  

Bulgular: Bulgular kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilir.


Yeni Doğanda (0-2 ay);
Başın normalden fazla büyümesi, kafa derisinin incelmesi, kafadaki damarların belirginleşmesi, kusma, huzursuzluk, gözlerin aşağıya kayması, nöbetler veya iletişim kurulamaması. 

Çocuklarda (2 ay ve üstü);
Başın anormal büyümesi, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, çift görme, huzursuzluk, yürüme veya konuşmada gerileme, iletişim bozukluğu, duyu-motor fonksiyonlarda kayıp, nöbetler. Daha büyük çocuklarda uyanık kalmada veya uyanmada zorluk görülebilir. 

Orta yaşlı erişkinlerde;
Baş ağrısı, uyanmada veya uyanık kalmada zorluk, denge bozukluğu, idrar kaçırma, kişilik bozukluğu, demans (bunama), görmede bozukluk 

Yaşlılarda;
İletişim kurmada bozukluk, yürümede dengesizlik, hatırlamada zorluk, baş ağrısı, idrar kaçırma. 

Tanı

Detaylı bir muayenenin ardından bilgisayarlı tomografi ve MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme) bir çok olguda tanı için yeterlidir.
Bebeklerde ultrasonografi de tanı ve takipte kullanılmaktadır.

Tanı anne karnında bebek doğmadan önce konulursa; yürürlükteki yasalara göre gebeliğin sonlandırılması için hastanelerdeki etik kurul heyetinin vereceği rapora ihtiyaç vardır. 

Hidrosefali Nedenleri

Hidrosefaliye yol açan nedenler yaş grubuna göre çeşitlilik göstermektedir. 

1-Yenidoğanlarda (0-2ay);
Doğumsal: En büyük grubu bu hastalar oluşturmaktadır. Sadece hidrosefali olabileceği gibi omurgada gelişen diğer doğumsal anomaliler (meningomiyelosel) ile birlikte olabilir.
Beyin içi kanamaları: Genellikle kendiliğinden oluşan kanamalar sonrasında beyin odacıkları genişlemektedir. 

2-Çocuklar ve yetişkinlerde;
Beyin enfeksiyonları, beyin kanamaları, beyin tümörleri ve kafa travmaları. 

3-Yaşlılarda;
Normal basınçlı hidrosefali; beyin omurilik sıvısının emiliminin azalması sonrasında beyin odacıklarının genişlemesidir. 


Hidrosefali Tedavisi

Hidrosefali dinamik bir problemdir. Oluşan bir sıvının taşınmasında ve tahliyesinde problem vardır. Bu nedenle ilaçlar ile tedavisi mümkün değildir. Hidrosefalinin tedavisinden sorumlu olan beyin ve sinir cerrahlardır. Altta yatan sebebe ve hastanın yaşına, genel duruma göre farklı cerrahi girişim şekilleri uygulanmaktadır.

Eğer beyin-omurilik sıvısının dolaşımının bozulmasına neden olan bir tıkanıklık varsa neden olan tıkanıklığa (tümör, kist vb.) yönelik cerrahi tedavi yapılabilir. Tıkanıklık açılamıyorsa beyin-omurilik sıvısının beyin içi dolaşım yolları cerrahi girişimlerle değiştirilebilir. 

Hastaların çoğunluğunda beyin-omurilik sıvısının dolaşımını eski haline getirmek mümkün olmadığı için sıvının beyinden başka bir vücut boşluğuna aktarımı sağlanmalıdır. Bu aktarım için “şant” adı verilen ince uzun elastik, silikon bir boru kullanılır. Tek yönlü ve kontrollü hızda çalışması için kafa derisinin altında sistemin “pompa” denilen parçası bulunur. Fazla olan beyin-omurilik sıvısı bu ince boru sayesinde vücudun başka bir bölgesine taşınır. En sık kullanılan boşaltma bölgesi karın içi boşluğudur. Eğer bu bölgede bir sıkıntı varsa akciğer boşluğu veya boşaltıcı damarlara hortum ucu yerleştirilir. Şant cilt altında olduğu için ancak bebeklerde dışardan bakıldığında fark edilebilir. Çocuklarda ve yetişkinlerde ise elle muayene edildiğinde cilt altındaki boru hissedilebilir.

Tanısı anne karnında iken konulmuş bebeklerde en sık uygulanan yöntem; bebeğin mümkün olduğunca yakın dönemde doğurtulup en erken dönemde ameliyatının yapılmasıdır. 

Şant, genel anestezi altında ameliyatla yerleştirilir. Kafatasına küçük bir delik açılarak şantın ucu beynin içindeki, beyin omurilik sıvısının bulunduğu odacığa yerleştirilir. Daha sonra baş, boyun ve karın cildinin altından geçen bir tünel açılarak şantın diğer ucu, bu sıvının rahatlıkla emilebileceği karın boşluğu, akciğer boşluğu veya boşaltıcı damarların içine yönlendirilir. Ameliyat sonrası enfeksiyonu önlemek için kısa süreli antibiyotik kullanılabilir.

Cerrahi sonrası hasta bir süre hastanede gözlenir. Genellikle hastanın şikayetleri bir süre sonra düzelir. Ancak beyin dokusunda kalıcı hasar meydana gelmişse hastanın bazı fonksiyonları düzelemeyebilir. Görme, öğrenme kabiliyeti ve zeka gibi fonksiyonların düzelememesinin en önemli sebebi tedavinin gecikmesidir. Hastanın hastanede kalış süresi hastanın iyileşme durumuna göre değişir. Bu hastaların, şantın çalışıp çalışmadığının takibi açısından uzun süreli izlenmesi gerekir. Hidrosefali nedeniyle tedavi edilen hastaların önemli bir kısmı normal hayatlarını sürdürebilirler. Şantın çalışmaması ve enfeksiyon durumlarında değiştirilmesi gerekebilir. 

Bazı hastalarda yerleştirilen pompa basıncı ile ilgili sorun yaşanabilir. Bu durumda basınç ayarlı pompalar yerleştirilir. Standart pompalar MR, tomografi gibi görüntüleme sistemlerinden etkilenmez. Ancak ayarlanabilen pompalar MR’dan etkilendiği için beyin cerrahi bilgisi dahilinde çekilmelidir.  

Hiçbir şant tipinde dışardan elle bastırılıp çalışması sağlanamaz. Şantın elle muayenesini doktoru yapar. Pompaya aşırı basmak bozulmasına neden olacaktır. 

Özellikle bebeklik döneminde bebeğin şantın olduğu tarafa yatırılması uygun olmaz. 

Yerleştirilen şantlar yaşam boyu kalacak şekilde yerleştirilir. Gerekmediği müddetçe çıkarılmaz veya yenilenmez.